Çile bülbülüm çile...


Bir varmış bir yokmuş... Evvel zaman içinde kalbur saman içinde Yaşarlı, Alpaslanlı, Erdoğanlı, Müjdatlı, Selçuklu bir Fenerbahçe varmış ve o takım 1982-83 sezonunda sarı-lacivertli camiaya son Türkiye Kupası zaferini yaşatmış.

İşte o günden bu yana tam 27 yıl geçti. Fortis Türkiye Kupası’nda ezeli rakip Beşiktaş ile bugün finale çıkan ve 4 gol yiyen Fenerbahçeli futbolculardan 11’i henüz doğmamıştı. Peki 15 Haziran 1983’te Fenerbahçe son kupayı aldıktan sonra neler oldu?


- Şu an Fener’de oynayan 11 futbolcu doğmamıştı. Peki o isimler kimlerdi? Gelin listeye bakalım: Gökhan Emreciksin (1984), Can Arat (1984), Burak (1985), Gökhan Gönül (1985), Yasin (1985), Kazım (1986), Gürhan (1987), İlhan (1987), Volkan Babacan (1988), Mert Günok (1989), Abdülkadir (1991)

- Takımın yerli ruhu Semih, 29 Nisan 1983 doğumlu. Yani yıldız oyuncu kupa alındığında kundaktaki 47 günlük bebekti. Kupadan önce doğanların yaş raporu ise şöyle: 1 yaş: Uğur, 2 yaş: Volkan Demirel, Edu, Önder, Vederson, Ali Bilgin, Selçuk, 3 yaş: Lugano, Maldonado, Emre, 4 yaş: Deivid, Güiza, 6 yaş: Alex, Deniz, 10 yaş: Roberto Carlos

- 27 yıllık süreçte Fenerbahçe’de toplam 18 farklı hoca kupa mücadelesi verdi. Löw, Hiddink, Parreira, Venglos, Bariç, Lazaroni, İviç, Osicek, Mustafa Denizli, Zico, Daum gibi ünlü hocalar bile kupayı alamadı. Son kupayı alan Stankoviç ise 84 yaşında öldü.

- Son kupayı alan Ali Şen’den Aziz Yıldırım’a Fenerbahçe tam 7 başkan değiştirdi. Şen’in 2. döneminde (95-98) kupa gelmedi. (Başkanlar: Fikret Arıcan, Tahsin Kaya, Metin Aşık, Güven Sazak, Hasan Özaydın, Aziz Yıldırım)

- Ülkede tam 5 cumhurbaşkanı değişti. (Kenan Evren, Turgut Özal, Süleyman Demirel, Ahmet Necdet Sezer, Abdullah Gül)

- 27 yıl önce Bülent Ulusu başbakandı, şimdi ise Recep Tayyip Erdoğan... Bu süreçte tam 10 başbakan (Bülent Ulusu, Turgut Özal, Yıldırım Akbulut, Mesut Yılmaz, Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Necmettin Erbakan, Bülent Ecevit, Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan) değişti, Fener’in kaderi değişmedi.

- 1980 sayımında Türkiye’nin nüfusu resmi olarak 45 milyon idi. 1983’te ise bu rakam 48 olarak tahmin ediliyordu. Şimdi ise toplam 75 milyonuz.

- Son notlar da ekonomiden. Dolar o gün 191 lira, ekmek 1 kuruştu. Şimdi 6 sıfır atıldıktan sonra dolar 1.57 TL, ekmek 50 kuruş.

NOT: Fenerbahçe golünü atıp beraberliği sağladığında sokaktaki bütün kahvelerden sevinç çığlıkları yükseldi. Maç sonunda Aziz Yıldırım'dan çok sevinen o gariplerin haline üzüldüm! Umarım İddaa'da Türkiye Kupası finali için Fenerbahçe'ye oynama enayiliğini de yapmamışlardır... Ayrıca Arda'ya attığı yumruktan sonra yalandan özür dileyip bir daha yapmayacağını söyleyen Semih'in Beşiktaş kalecisine attığı dirseğe spor basını ne diyecek acaba... Smaç yapan Lugano bir, dirsek atan Semih iki... Efendilikte ve sportmenlikte yarışıyorlar...

Bir futbol virüsü: Lugano


Kavgasız, dövüşsüz bir derbi olacak mı diye merak ediyorduk... Olmadı... Doksanıncı dakikaya kadar iyi-kötü idare eden futbolcular, futbol virüsü Lugano'nun Emre Aşık'a arkadan attığı kafayla deliye döndü. Durumdan yararlanarak Arda'nın suratına vuran Semih ise ortalığı iyice karıştırdı ve akabinde yumruğu yedi... Ellerin dert görmesin Arda...


Böyle bir sondan sonra maçı yorumlamaya gerek yok sanırım. Skora ve puan durumuna bakarsak iki takımın birbirini yediğini, önlerindeki üçlüyü rahatlattığını zaten görürüz... Sonuç olarak bugünü ucuz atlattığımızı düşünüyorum. Çirkef bir futbolcunun başlattığı olaylar sonucunda asma tribünler çökebilir, onlarca kişi ölebilirdi...

Galatasaray-Fenerbahçe derbisi


Önce Lincoln'ü hedef aldılar, gönderdiler. Adamın düşüncelerini okuyarak Galatasaray'ı kafasından sildiğini söylediler. Brezilya'dan dönmesine rağmen her gün yeni bir Lincoln haberi yaptılar... Sonra Kewell gidiyor haberleri çıktı piyasaya. 3-4 ay önce yayınlanmış bir röportajdan aldıkları ve yeniymiş gibi taraftarın önüne kaydukları bir cümleyle destekleyerek adamı İngiltere liginin uyduruk takımlarına gönderdiler. Şampiyonlar Ligi'ne katılamayacak olan takımlara gitme nedenini de Şampiyonlar Ligi'nde oynama isteği olarak belirttiler... Yetmedi Nonda'ya bulaştılar ve sorunluymuş, gidecekmiş diye haberler yaptılar... Bu hafta Baros'un fuhuş yaparken basıldığını, skandala karıştığını da öğrendik... Yine aynı hafta Ümit Karan'ı şutladılar takımdan. Gezmediği meyhane kalmamış, 33 yaşındaki evli ve çocuklu adamın... Ben Arda'ya ne zaman girişecekler, maç başlayana kadar daha ne gibi saçmalıklar çıkacak diye beklerken bir de ne göreyim. Meğerse başkanımız vatan hainiymiş de haberimiz yokmuş. Çanakkale Savaşı için ağza alınmayacak skandal(!), şok(!), rezil(!) sözler söylemiş...

Büyük yerden gelen emir doğrultusunda bir hafta boyunca göz kırpmadan Galatasaray alehine haberler hazırlayıp Galatasaray'ı karıştırmaya çalışan fenev basınına en güzel cevabı bu gece futbol takımımız verecek... Maç sonunda ağzının payını alan fenev basını, büyük ihtimalle tribünlerden edilen küfürleri, atılan kağıt bardakları, hakemin Fenerbahçe'nin hakkını nasıl yediğini yazarak, söyleyerek salya sümük ağlayacak... Galatasaraylılar olarak kendilerini zevkle izleyeceğiz...

Bu arada, kendisine Ali Sami Yen'de küfür edildiğinden şikayetçi olan şahıs da bir zahmet kendi stadına bakıversin... Hadi on binlerce kişinin ettiği ama kendisinin duyamadığı (işitme sorunu yaşıyor olabilir, geçmiş olsun) küfürleri geçtik. O stadyumda; tribünlere gübre serpilmesi, misafir seyirciye sidik dolu balonlar atılması, canlı yayın kablolarının kesilmesi, sahaya bıçak atılması, seyircilerin birbirini bıçaklayıp kol bacak kırması, rakip takımlara küfür edilen dev pankartların açılması gibi Süper Lig'de oynayan hiçbir takımın stadyumunda yaşanmayacak olaylar yaşanıyor...

Enayiliğinize doymayın!


Bütün rakiplerimizin kaybettiği haftada 10 kişi kalmış bir takıma kendi sahamızda yenildik. Hatta gol olduğu sırada Eskişehirspor 9 kişiydi. Böyle bir maçın ardından ne söylenebilir ki?.. Beş para etmez futbol devam ediyor. Kötü sonuçlardan sonra çaylak denilen Skibbe'yi gönderdiler, yerine daha çaylağını getirdiler. O da Skibbe'nin kaldığı yerden devam ediyor...


Bugün Lincoln sakatmış. İnanan var mı bilmiyorum ama Bülent Korkmaz maçın sonunda öyle dedi... Takımın attığı 48 golün neredeyse yarısına gol ve asist olarak imza atan Lincoln, basının da gazıyla yok edildi. Bülent Korkmaz Galatasaray'ın başına geçmeden önce Lincoln hakkında neler düşündüğünü basına söylemişti. Şimdi de düşündüklerini uyguluyor sanırım. Olan da Galatasaray'a oluyor...

Bu arada Antalyaspor'a 5, Eskişehirspor'a 6 puan bıraktık. Kocaelispor'dan 5 yedik. Kupa maçlarında ikinci lig takımlarını bile zar zor yenebildik... Böyle sonuçlar alan bir takım şampiyon falan olamaz... Hamburg yorgunu bünyeler dedik, o bünyeleri bugün kanser ettiler. Ayaklarına gelen fırsatı teperek rakipleri güldürdüler... Ne diyeyim? Enayiliğinize doymayın...

Eskişehirspor'u yenmek farz oldu


Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor ve Sivasspor'a ne kadar teşekkür etsek az. Aynı hafta kaybettikleri puanlar Hamburg yorgunu bünyelere ilaç gibi geldi... Umarım teknik kadro ve futbolcular ayaklarına gelen bu fırsatı tepmez ve Eskişehirspor'u yener. Gerçi Hamburg maçı düşünülürse enayilik yapma potansiyelimizin yüksek olduğu da ortada... Bu arada hakem faktörünü de düşünmemiz gerekebilir. Ligin ilk yarısındaki Eskişehirspor maçındaki rezillikler hala gözümün önünde...
»