Stadyum, futbol hakkında yorumların, eleştirilerin ve haberlerin yer aldığı bir spor weblogudur. Site geneli hakkındaki düşüncelerinizi, önerilerinizi ve isteklerinizi, eposta linkine tıklayarak ulaşacağınız form aracılığıyla bildirebilirsiniz.

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ARŞİV . . LİNKLER . . EPOSTA . . .



Hamamböceğiydi, yengeç oldu

Hafta sonunda oynanan Fenerbahçe-Galatasaray derbisindeki 2. golden sonra Fenerbahçe'nin Brezilyalı futbolcuları ilginç bir yengeç dansı yaptı.
Dünyanın en büyük derbileri arasında gösterilen Fenerbahçe-Galatasaray karşılaşması ilginç görüntülere sahne oldu. Fenerbahçe'nin Galatasaray'ı 2-0 mağlup ettiği karşılaşmaya taraftarın şovunun yanı sıra Fenerbahçeli oyuncuların birlikte yaptığı ilginç sevinç gösterisi de karşılaşmaya renk kattı. Maç boyunca rakip oyunculara göre üstün bir oyun sergileyen Fenerbahçeli futbolcuların 56. dakikada Roberto Carlos'un müthiş pasıyla, Deivid'in attığı golden sonra yaptığı kısa gösteri taraftardan da alkış aldı. Deivid, maçtan sonra yaptığı açıklamada, bu dansı kendilerinin bulduğunu ve adını "Yengeç Dansı" koyduklarını söyledi.
30 yaşındaki şortlu adamların on binlerce kişinin önünde yaptığı bu soytarılık gerçekten de karşılaşmaya renk kattı. Hele hele daha önceden de "hamamböceği dansı" yapan Roberto Carlos'un performansı gayet iyiydi. Kendisi aldığı ücreti son kuruşuna kadar hak ediyor... Fenerbahçeli oyuncuların portföylerine yeni hayvanlar eklemesini sabırsızlıkla bekliyoruz...

ZIKZAK   |   12/12/2007   |   link   |   yorumlar (0)

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Şampiyon olmak istemiyorlarmış

Süper Lig'in lideri Sivasspor'un teknik direktörü Bülent Uygun geçenlerde 'onurlu olanlar bu ortamda şampiyon olmaz, bizi şampiyon yapmayacaklar' anlamı çıkartılabilecek açıklamalar yaptı.
Ben şunu söylemek istiyorum. Bana hep soruyorlar. Şampiyon olmayacağız, bizim böyle bir iddiamız yok. Bununla ne demek istediğimi anlayan anladı. Biz sadece şunu yapıyoruz. Türk futbolunda futbolun gereği neyse bireysel yetenekleri sahaya yansıtan, mücadele eden, agresif oynayan, fair-play'den ödün vermeyen, her maça özenle hazırlanan, yenebilmek için de elinden geleni yapan, yenildiği maçta da alkışlayan ve öbür maçına bakan bir takımız. Biz duruşumuzla, yapımızla, onurumuzla Sivasspor'uz. Biz şampiyon olmak istemiyoruz.
Bülent Uygun'un derdi nedir bilmiyorum ama kendisi büyük ihtimalle tecrübesine dayanarak konuşmuştur. Fenerbahçe'de şampiyonluk yaşamış bir futbolcu olarak bir takımın nasıl ve hangi oyunlarla şampiyon yapıldığını iyi biliyordur...

ZIKZAK   |   12/12/2007   |   link   |   yorumlar (0)

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Kırmızı yanaklı süslü çocuk

Tek bir gol atınca olay olan, gazetelerde hakkında çeşit çeşit övgü yazıları yayınlanan tek hücum futbolcusunun Hakan Şükür olduğunu düşünürdüm... Yanılmışım... Middlesbroug'da 10-15 maçta sadece 2 gol atabilen cesur yürek Türk lokumu Tuncay Şanlı için de benzer yazılar kaleme alındı. Hatta yetmedi, Hürriyet gazetesi kırmızı yanaklı süslü çocuk Tuncay'ın hayat hikayesini yayınladı...

ZIKZAK   |   12/12/2007   |   link   |   yorumlar (0)

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Alex mi, Lincoln mü?

Konu yıldız futbolcularsa hemen kalemler, kağıtlar çıkar ortaya... Bir tarafta Galatasaray'ın çok şey beklediği Cassio Lincoln, diğer tarafta Fenerbahçe'nin yıldızı, kaptanı Alex de Souza. Kamuoyunda Alex'in yıldızını her geçen gün parlattığı, Lincoln'ün beklenen patlamayı yapamadığı görüşü hakim... Yorumcular 'Alex' diyor, peki istatistiklerden çıkan sonuç ne?.. Hürriyet gazetesinin konu hakkındaki verilere dayanan haberine şu sayfadan ulaşabilirsiniz... Elde edilen sonuçlara göre Lincoln'e Alex'e yapılanın neredeyse 2 katı kadar faul yapılıyormuş...

ZIKZAK   |   12/11/2007   |   link   |   yorumlar (0)

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Bu sefer bahanemiz var

Akşam gazetesi spor yazarlarından Bahri Havadır bugünkü yazısında Galatasaray'ın Fenerbahçe'ye malup olmasının ardından spor camiasındaki Galatasaray eleştirilerine deyinmiş ve takımın eksik olduğunu bile anlayamayan kişilere tepkisini göstermiş...
Şimdi bir soru: "Fenerbahçe’de Alex, Aurelio, Roberto Carlos, Lugano oynamasaydı, buna karşılık Galatasaray’da Lincoln, Linderoth, Ayhan, Hasan oynasaydı ne olurdu?" Evet evet; söyleyin ne olurdu? En azından bu kadar rahat kazanamazdı Fenerbahçe. Berabere kalabililir, yenilebilirdi. Bu kadar eksikle 2-0 kaybedince Galatasaray, satırlar, bıçaklar bileylendi hemen; vur beline beline... Vay efendim bu nasıl takım? Vay efendim korkak takım! Vay efendim Kalli bir şey bilmiyor! Vay efendim Polat ne yapıyor! Hemen tu kaka! Bu takım ligde ilk beş maçı seyircisiz oynadı. Bu takım sakatlıklarla uğraştı. Bu takım cezası bittikten sonra bile seyircisiz kaldı. Bu takım bunlara rağmen ilk 15 haftada sadece bir yenilgi aldı. Ne büyük takımmış ki; bir yenilgi aldı diye 2 yenilgili Fenerbahçe karşısında ortalık ayağa kalktı! Üç kişilik aileyi yönetemeyenler, küçük bir dükkanı işletemeyenler oturmuşlar ahkam kesiyorlar bir de... Kelle istiyorlar. Komik oluyorlar da... Gülmeye hali yok kimsenin.
Her ne kadar Feldkamp'ın takım yönetiminden memnun olmasak da Havadır doğruları yazmış. Sezon başında orta sahası Ayhan, Lincoln, Linderoth ve Sabri'den oluşan Galatasaray sakatlıklar sebebiyle son zamanlarda eski gücünde değil. Bu dört futbolcudan Fenerbahçe maçında sahada sadece Sabri vardı ve o da haftalarca süren sakatlığının ardından eski performansına ulaşamamıştı. Bu 4 futbolcunun haricinde Barış, Mehmet Topal ve Arda da sakatlıklar geçirmişti. Hasan Şaş da cezalıydı... Yani bu sefer iyi bir bahanemiz var... Sakatlıklar!..

ZIKZAK   |   12/11/2007   |   link   |   yorumlar (0)

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Her hafta bir el !

Dünkü Denizlispor-Galatasaray maçındaki Denizlispor'un golü, ilk yarıya eklenmemesi gereken ek sürelerde geldi. Hadi bunu bir kenara bırakalım... Görüntülerden çok iyi seçilemiyor olsa da atılan golde, Mehmet Yılmaz, topu eliyle düzeltmiş... İlginç, değil mi? El olayları hep Galatasaray'ın alehine, Fenerbahçe'nin lehine gelişiyor ve kör hakemlerimiz gördüklerini(!) çalmaya devam ediyor... Atılan golde el kullanıldığını anlatan Milliyet'teki haber...
Galatasaray'ın son iki haftadır eller yakasını bırakmıyor. Kayseri Erciyespor maçında Zafer Önder İpek, Devran'ın çizgi üzerinde topu elle kesmesini görmezken, dün de Serdar Tatlı, Mehmet Yılmaz'ın attığı gol öncesi meşin yuvarlağı elle düzeltmesini kaçırdı. Sarı - kırmızılı oyuncular pozisyona uzun süre itiraz ettiler. Mehmet Yılmaz maç sonrası, "Emin değilim. Ama elime çarpmış olabilir" açıklamasını yaptı.
İşin komik tarafı ise ne biliyor musunuz? Fenerbahçe'nin nasıl bu puanda olduğunu bilmezmiş gibi hava atan zavallılar. Aslında Süper Lig başladığından beri hakkı yenen sadece Galatasaray değil. Şu an üçüncülük için oynayan takımların da hakkı yenmiş oluyor. Fenerbahçe'nin hakkıyla almadığı puanları silersek Beşiktaş, Trabzonspor ve Kayserispor'un ikincilik şansları devam ediyor olurdu...

Bu arada, Ahmet Çakar da Serdar Tatlı'ya yüklenmiş.
Gelelim hakem Serdar Tatlı'ya... İddia ediyorum hakemliği bitmiş. Orta sahada her kararı doğru, ama ceza alanlarındaki tüm ihlallerde Allah'a emanet. Bırakın koşmayı ayakta duracak hali yok. Uzak kalıyor ve hiçbir şey göremiyor. Mehmet Yılmaz eliyle düzeltti, golü attı "Devam" dedi. Maç sonlarına doğru Ayhan topu tehlikeli bir biçimde aldı, doğru kararı görerek değil, hissederek verdi. Ve en önemlisi Denizlispor'un attığı golde ofsayt kararı yanlıştı. Pozisyonu Song bozmuştu ve verilmesi gereken karar gol olmalıydı. Ama dedik ya, Serdar Tatlı'nın artık yürüyecek hali bile yok.
Fenerbahçeliler, "Denizlispor'un golünü saymamışlar" diye hemen atlamayın. Çünkü Galatasaray'ın hem golü sayılmadı, hem de gollük bazı atakları yanlış ofsayt bayraklarıyla (hoş, Hakan Şükür golü atar mıydı bilmiyorum ama) geçen maçta olduğu gibi yine kesildi. Dahası, hakem, Denizlispor oyuncularına göstermesi gereken bazı kartları da göstermedi... Ahmet Çakar'ın Galatasaray'ın sayılmayan golü hakkında yazdıklarından sonra Bülent Yavuz'un yazısını da okuyun...
Denizlili Mehmet Yılmaz kontrolüne alıp sürerken topu göğüs hizasında sola doğru çektiği anda sol elini kullanarak, yani elle oynayarak topu önüne aldı ve Denizlispor'u 46,20'de 1-0 öne geçirdi. Hakem Tatlı golü vermişti. Galatasaraylı futbolcuların itirazları beyhudeydi. Santra yapıldıktan sonra ise Serdar Tatlı birinci devreyi bitirdi. Burada gözden kaçan önemli bir husus var. Gol 46,20'de yapılmıştı ancak dördüncü hakem Yılnur Önen uzatma devresi kaldırmamıştı.
Denizlispor'un Oliveira ile kazandığı gol yardımcı hakem Muhittin Gürses tarafından iptal edildi. Oysa pozisyonda ofsayt yoktu. Top ayaktan çıktığı anda savunma ve forvet oyuncuları aynı hizadaydı. Keza 90. dakikada Hakan Şükür'ün çok net bir pozisyonu yardımcı hakem Baki Tuncay Akkın tarafından ofsayt diye kesildi. Oysa bu pozisyonda da ofsayt yoktu.
Yardımcı hakemlerin ikisi de önemli hatalar yaptılar. Ayhan'ın kaleci Souleymanou'dan söküp attığı golde de bir şey göremedim. Yardımcı hakemin ısrarla bayrak kaldırıp golü iptal ettirmesi de işin cabasıydı. Serdar Tatlı son haftalarda yardımcı hakem kurbanı oluyor. O zaman MHK'nın yardımcı hakem tayininde biraz daha dikkatli olması gerekiyor.
Serdar Tatlı'ya da bir eleştiri yapmadan yazımı bitirmek istemiyorum. Kayseri'de elle kesti diye ikinci sarıdan oyuncuyu atıyorsun. Peki Denizlili Yusuf gollük bir avantajı elle kesiyor da ona niye göstermiyorsun? Ve iki dakika sonra Yusuf'a sarı kart gösteriyorsun. Bu ikinci sarı kartı olmayacak mıydı?

ZIKZAK   |   3/26/2006   |   link   |   yorumlar (5)

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Lüleburgazspor tur atlamış

Lüleburgazspor, Düzcespor'u yenerek tur atlamış. İnşallah devamı gelir...
Lüleburgazspor, Türkiye 3. Ligi'ne terfi maçında Düzcespor'u 4-3 yenerek tur atladı... Lüleburgazspor'un Futbol Şube Sorumlusu İlkay Karataş, Bursa'da Merinos Sahası'nda oynanan karşılaşmanın normal süresinin 0-0 berabere bitmesi üzerine maçın uzatıldığını bildirdi. Uzatmada da eşitlik bozulmayınca penaltı atışları yapıldığını ifade eden Karataş, penaltılar sonrası Lüleburgazspor'un rakibini 4-3 mağlup ederek tur atladığını söyledi. Terfi maçında güçlü bir rakiple mücadele ettiklerini ve futbolcuların rakipleri karşısında iyi bir futbol sergilediğini anlatan Karataş, bu sezon 3. Lig hasretlerinin biteceğini belirtti.

ZIKZAK   |   3/26/2006   |   link   |   yorumlar (1)

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Galatasaray'ın duayenleri

Galatasaray seçimlerinde hep bir "duayenler" muhabbetidir gider. Her ne kadar duayenleri ciddiye alan olmasa da "duayenler şunu destekliyor" benzeri haberler gazetelerde çokça çıkar. Bırakın duayenlerin açıklamalarını, Şişli Belediye Başkanı ve (listede bile yokken) Adnan Polat'ın basın toplantısıyla "biz falancayı destekliyoruz" diye konuşması da anlamsız. Ne yani, siz destekliyorsun diye biz de mi destekleyeceğiz sizin istediğin kişiyi?.. Adamlara yaşından veya kulüpteki geçmiş konumlarından dolayı saygı göstermek başka şey, onları efendimizmiş gibi görmek başka şey...

Fatih Altaylı Sabah gazetesinde Galatasaray'daki "büyükler" sorununa değinmiş...
Galatasaray seçimlerinden önce gazetelerde sürekli olarak "Galatasaray'ın büyükleri şunu işaret etti, Galatasaray'ın duayenleri bunu işaret etti" gibisinden haberler yer aldı. Galatasaray'da Galatasaray'dan büyük kimse yok. Kendilerini "büyük" zannedenler bunun farkında değil. Galatasaray'ın "büyüklerinin" bugüne kadar Galatasaray Spor Kulübü için ne yaptıklarını hep merak etmişimdir. Pozitif bir şeyler mi yaptılar, yoksa kendi hesaplaşmalarını, kendi dostluk ve düşmanlıklarını Galatasaray platformuna taşıyıp Galatasaray'ı kendilerine alet mi ettiler! Acaba kaçı veya hangisi Galatasaray'ı tribündeki taraftar kadar "beklentisiz" ve "safiyane" hislerle sevdi. Galatasaray'ın büyüklerine saygımız sonsuz. Ama Galatasaray'a yük değil, gerçekten büyük oldukları sürece...
Bu arada dün, Özhan Canaydın yine başkanlığa seçildi. Kendisinden hiç memnun olmasam da tebrik ediyorum...

ZIKZAK   |   3/26/2006   |   link   |   yorumlar (0)

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Eski stadyum parça parça satılıyor

Arsenal'in, yeni stadyumuna geçmeye hazırlandığı biliniyor. Hürriyet Pazar'da bu konu hakkında bir yazı yazılmış... Bakalım Ali Sami Yen için de yazıda anlatılanlara benzer etkinlikler yapılacak mı?..
İngiltere’nin en köklü futbol kulüplerinden Arsenal için 2006 önemli bir yıl. Londra takımı gelecek ağustosta 92 yıllık Highbury Stadyumu’nu bırakıp 60 bin kişilik yeni Emirates Stadyumu’na taşınacak. Ancak, kulüp emektar Highbury’yi de kolayca gözden çıkarmaya niyetli değil. Bugüne kadar 13 lig şampiyonluğu görmüş bu efsane stadyuma yaz aylarına kadar sürecek bir dizi etkinlikle veda ediyorlar.

ZIKZAK   |   3/26/2006   |   link   |   yorumlar (0)

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Tuncay bir hindiymiş

Rakip takımların taraftarları Tuncay Şanlı'ya "Şeker kız Tuncay" ve "TunGay" benzeri lakaplar takıyor. Ama şu son maçta anladık ki Tuncay insan değilmiş, yenildikleri bir maçta daha kimin kime bindiğini anlayamayan (kendi ifadelerinden çıkan sonuç) bir hayvanmış. Biliyorsunuz, Fenerbahçe'nin milli futbolcusu Tuncay Şanlı, Galatasaray-Fenerbahçe maçından sonra Galatasaray ve Beşiktaş camialarına hakaret etti...
Tuncay Şanlı: Bir baba hindi
Fener taraftarları: Hey Allah
Tuncay Şanlı: Cim Bom'a bindi
Fener taraftarları: Hey Allah
Tuncay Şanlı: Cim Bom'dan indi, Kartal'a bindi...
Şimdi kendisi Disiplin Kurulu'na sevk edilmiş bulunuyor. Bakalım Galatasaraylı futbolculara verilen cezalara benzer bir ceza verilebilecek mi?..

Bu arada Radikal gazetesinden Feridun Düzağaç'ın bu konu hakkında yazdıklarını da okuyun. Kendisi iki hafta önce Tuncay'ı yere göğe sığdıramıyordu... Bugünkü yazısında yanıldığını kabul etmesi güzel bir davranış...
An itibarıyla pek değerli ve 'adaletli' medyamızın, futbolun ahlak masası Aziz Yıldırım'ın, sahaya atılan şişelerden dolayı federasyonu GS'nin sahasının kapatılması için ihbar etmekle ağlaşan yöneticilerin, 'sağduyulu' İhsan Topaloğlu'nun FB TV'sinin, işin ilginç yanı nedense anti-Fener sevdasına düşmüş Lig TV'nin bile görmezden geldiği ya da belki daha kötüsü makul ve 'normal' saydıkları bir olay: Milli Takım'ın yıldızı bir futbol 'değer'inin asırlık çınarlar Beşiktaş ve Galatasaray'a açıkça adice ahlaksızca küfür ettiği, buram buram popülist, akla zarar, anlama ve ahlaka eziyet amigoluk şovu. Elimi vicdanıma koyarak söylüyorum ki İsviçre-Türkiye maç bitiş düdüğünü takip eden iki dakikalık cinnet anında ya da yıllar önce Paskal Nuuma'nın gol sevincini 'kendisiyle' paylaştığını gördüğüm anda hissettiğim utanma duygusuyla eşdeğerdir.
Kendisi artık bir ahlak suçlusu olarak T.Ş. (24) olarak anılacaktır da, peki ne değişecektir? Kocaman bir hiç. Milli Takım'da oynamaya, bahisçi Gökdeniz ile paslaşmaya gollere ve 'zaferlere' imza atmaya devam edecek.
Belki âdet edindiği üzere kuru bir özür dileyecek ya da özüre zorlanacak. Babalar pırıl pırıl çocuklarına T.Ş. formaları almaya devam edecek. Çocuklar ona özenecek; ona öykünerek onun gibi olmak isteyecekler ve korkarım O'nun gibi, O'nun kadar ve o denli olacaklar. Söz konusu olay bendenizi ayrıca sendeletmiştir. İki hafta önceki 'Beşiktaşlı ve Tuncay Şanlı' yazımdan ötürü tüm okurlarımdan okumazlarımdan Radikal gazetesinin otuzaltı santimetrekaresinden, kalbimden, iyi niyetimden, saflığım hatta aptallığımdan, Hasan Şaş'tan baştan sona her güzel futbolseverden alfabetik sırayla özür dilerim. Nihat Özdemir kendi ifadesiyle 'Nefesini tutmuş GS'ye ne ceza verileceğini merakla bekliyor' ya ben de aynı iştahla merak ediyorum. Ne Fener yönetimi ve başkanı, ne federasyon disiplin komitesi, ne medyadan bir beklentim var. Sadece üç değerli Fenerli'nin duygularını merak ediyorum; şeytan Rıdvan, Hasan Ali Atasoy ve Hiko.
Artiz Kupası şimdiden T.Ş.'nin; Fortiz Kupası kimin olur bilmem, kupaların ve 'yıldız'ların değer kaybı ortada. Mazisinde Lefter ve bir dolu efsanesi, medyasında İslam Çupi gibi ölümsüz bir duayeni varolan, savaş yıllarındaki moral katkılarıyla Beşiktaşlı Atatürk'ün sempatisini kazanmış, yüzüncü onur yılına hazırlanan büyük Fenerbahçe camiası fakirin ekmeğine umut sürer diyelim ve annelerden dileyelim; bugün doğan hiçbir çocuğa Tuncay adı konmasın. Çünkü Tuncay bir hindiymiş.

ZIKZAK   |   3/25/2006   |   link   |   yorumlar (1)

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

E-posta göndermek için aşağıdaki formu veya zikzakweblog@yahoo.com adresini kullanabilirsiniz...

 

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

This page is powered by Blogger. Isn't yours?