tag:blogger.com,1999:blog-64976302008-04-14T12:41:47.706+03:00STADYUMZIKZAKhttp://www.blogger.com/profile/13952285867033107099noreply@blogger.comBlogger91125tag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-74233529001626492612007-12-12T12:03:00.000+02:002007-12-12T12:23:31.379+02:00Hamamböceğiydi, yengeç olduHafta sonunda oynanan Fenerbahçe-Galatasaray derbisindeki 2. golden sonra Fenerbahçe'nin Brezilyalı futbolcuları ilginç bir <a href="http://www.internetspor.com/v3/futbol/haber.php?haberID=65072" target="_blank">yengeç dansı yaptı</a>.<div class="alinti">Dünyanın en büyük derbileri arasında gösterilen Fenerbahçe-Galatasaray karşılaşması ilginç görüntülere sahne oldu. Fenerbahçe'nin Galatasaray'ı 2-0 mağlup ettiği karşılaşmaya taraftarın şovunun yanı sıra Fenerbahçeli oyuncuların birlikte yaptığı ilginç sevinç gösterisi de karşılaşmaya renk kattı. Maç boyunca rakip oyunculara göre üstün bir oyun sergileyen Fenerbahçeli futbolcuların 56. dakikada Roberto Carlos'un müthiş pasıyla, Deivid'in attığı golden sonra yaptığı kısa gösteri taraftardan da alkış aldı. Deivid, maçtan sonra yaptığı açıklamada, bu dansı kendilerinin bulduğunu ve adını "Yengeç Dansı" koyduklarını söyledi.</div>30 yaşındaki şortlu adamların on binlerce kişinin önünde yaptığı bu soytarılık gerçekten de karşılaşmaya renk kattı. Hele hele daha önceden de "<a href="http://arsiv.sabah.com.tr/2005/09/28/spo122.html" target="_blank">hamamböceği dansı</a>" yapan Roberto Carlos'un performansı gayet iyiydi. Kendisi aldığı ücreti son kuruşuna kadar hak ediyor... Fenerbahçeli oyuncuların portföylerine yeni hayvanlar eklemesini sabırsızlıkla bekliyoruz...ZIKZAKhttp://www.blogger.com/profile/13952285867033107099noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-11754596315287596202007-12-12T11:50:00.000+02:002007-12-12T12:01:17.428+02:00Şampiyon olmak istemiyorlarmışSüper Lig'in lideri Sivasspor'un teknik direktörü Bülent Uygun geçenlerde 'onurlu olanlar bu ortamda şampiyon olmaz, bizi şampiyon yapmayacaklar' anlamı çıkartılabilecek <a href="http://www.internetspor.com/v3/futbol/haber.php?haberID=65117" target="_blank">açıklamalar yaptı</a>.<div class="alinti">Ben şunu söylemek istiyorum. Bana hep soruyorlar. Şampiyon olmayacağız, bizim böyle bir iddiamız yok. Bununla ne demek istediğimi anlayan anladı. Biz sadece şunu yapıyoruz. Türk futbolunda futbolun gereği neyse bireysel yetenekleri sahaya yansıtan, mücadele eden, agresif oynayan, fair-play'den ödün vermeyen, her maça özenle hazırlanan, yenebilmek için de elinden geleni yapan, yenildiği maçta da alkışlayan ve öbür maçına bakan bir takımız. Biz duruşumuzla, yapımızla, onurumuzla Sivasspor'uz. Biz şampiyon olmak istemiyoruz.</div>Bülent Uygun'un derdi nedir bilmiyorum ama kendisi büyük ihtimalle tecrübesine dayanarak konuşmuştur. Fenerbahçe'de şampiyonluk yaşamış bir futbolcu olarak bir takımın nasıl ve hangi oyunlarla şampiyon yapıldığını iyi biliyordur...ZIKZAKhttp://www.blogger.com/profile/13952285867033107099noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-15109805938678613042007-12-12T11:37:00.000+02:002007-12-12T11:46:45.027+02:00Kırmızı yanaklı süslü çocukTek bir gol atınca olay olan, gazetelerde hakkında çeşit çeşit övgü yazıları yayınlanan tek hücum futbolcusunun Hakan Şükür olduğunu düşünürdüm... Yanılmışım... Middlesbroug'da 10-15 maçta sadece 2 gol atabilen cesur yürek Türk lokumu Tuncay Şanlı için de benzer yazılar kaleme alındı. Hatta yetmedi, Hürriyet gazetesi kırmızı yanaklı süslü çocuk Tuncay'ın hayat hikayesini <a href="http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/7849017.asp?gid=180&sz=6104" target="_blank">yayınladı</a>...ZIKZAKhttp://www.blogger.com/profile/13952285867033107099noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-59819655944326920092007-12-11T11:51:00.000+02:002007-12-12T11:33:54.224+02:00Alex mi, Lincoln mü?Konu yıldız futbolcularsa hemen kalemler, kağıtlar çıkar ortaya... Bir tarafta Galatasaray'ın çok şey beklediği Cassio Lincoln, diğer tarafta Fenerbahçe'nin yıldızı, kaptanı Alex de Souza. Kamuoyunda Alex'in yıldızını her geçen gün parlattığı, Lincoln'ün beklenen patlamayı yapamadığı görüşü hakim... Yorumcular 'Alex' diyor, peki istatistiklerden çıkan sonuç ne?.. Hürriyet gazetesinin konu hakkındaki verilere dayanan haberine <a href="http://fotoanaliz.hurriyet.com.tr/galeridetay.aspx?cid=8140&rid=4369" target="_blank">şu sayfadan</a> ulaşabilirsiniz... Elde edilen sonuçlara göre Lincoln'e Alex'e yapılanın neredeyse 2 katı kadar faul yapılıyormuş...ZIKZAKhttp://www.blogger.com/profile/13952285867033107099noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-88035557732712261812007-12-11T11:36:00.000+02:002007-12-11T11:50:28.715+02:00Bu sefer bahanemiz varAkşam gazetesi spor yazarlarından Bahri Havadır <a href="http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=101379,10,47" target="_blank">bugünkü yazısında</a> Galatasaray'ın Fenerbahçe'ye malup olmasının ardından spor camiasındaki Galatasaray eleştirilerine deyinmiş ve takımın eksik olduğunu bile anlayamayan kişilere tepkisini göstermiş...<div class="alinti">Şimdi bir soru: "Fenerbahçe’de Alex, Aurelio, Roberto Carlos, Lugano oynamasaydı, buna karşılık Galatasaray’da Lincoln, Linderoth, Ayhan, Hasan oynasaydı ne olurdu?" Evet evet; söyleyin ne olurdu? En azından bu kadar rahat kazanamazdı Fenerbahçe. Berabere kalabililir, yenilebilirdi. Bu kadar eksikle 2-0 kaybedince Galatasaray, satırlar, bıçaklar bileylendi hemen; vur beline beline... Vay efendim bu nasıl takım? Vay efendim korkak takım! Vay efendim Kalli bir şey bilmiyor! Vay efendim Polat ne yapıyor! Hemen tu kaka! Bu takım ligde ilk beş maçı seyircisiz oynadı. Bu takım sakatlıklarla uğraştı. Bu takım cezası bittikten sonra bile seyircisiz kaldı. Bu takım bunlara rağmen ilk 15 haftada sadece bir yenilgi aldı. Ne büyük takımmış ki; bir yenilgi aldı diye 2 yenilgili Fenerbahçe karşısında ortalık ayağa kalktı! Üç kişilik aileyi yönetemeyenler, küçük bir dükkanı işletemeyenler oturmuşlar ahkam kesiyorlar bir de... Kelle istiyorlar. Komik oluyorlar da... Gülmeye hali yok kimsenin.</div>Her ne kadar Feldkamp'ın takım yönetiminden memnun olmasak da Havadır doğruları yazmış. Sezon başında orta sahası Ayhan, Lincoln, Linderoth ve Sabri'den oluşan Galatasaray sakatlıklar sebebiyle son zamanlarda eski gücünde değil. Bu dört futbolcudan Fenerbahçe maçında sahada sadece Sabri vardı ve o da haftalarca süren sakatlığının ardından eski performansına ulaşamamıştı. Bu 4 futbolcunun haricinde Barış, Mehmet Topal ve Arda da sakatlıklar geçirmişti. Hasan Şaş da cezalıydı... Yani bu sefer iyi bir bahanemiz var... Sakatlıklar!..ZIKZAKhttp://www.blogger.com/profile/13952285867033107099noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-1143388312274489092006-03-26T18:24:00.000+03:002007-12-09T00:52:30.853+02:00Her hafta bir el !Dünkü Denizlispor-Galatasaray maçındaki Denizlispor'un golü, ilk yarıya eklenmemesi gereken ek sürelerde geldi. Hadi bunu bir kenara bırakalım... Görüntülerden çok iyi seçilemiyor olsa da atılan golde, Mehmet Yılmaz, topu eliyle düzeltmiş... İlginç, değil mi? El olayları hep Galatasaray'ın alehine, Fenerbahçe'nin lehine gelişiyor ve kör hakemlerimiz gördüklerini(!) çalmaya devam ediyor... Atılan golde el kullanıldığını anlatan Milliyet'teki <a href="http://www.milliyet.com.tr/2006/03/26/spor/aspo.html" target="_blank">haber</a>...<div class="alinti">Galatasaray'ın son iki haftadır eller yakasını bırakmıyor. Kayseri Erciyespor maçında Zafer Önder İpek, Devran'ın çizgi üzerinde topu elle kesmesini görmezken, dün de Serdar Tatlı, Mehmet Yılmaz'ın attığı gol öncesi meşin yuvarlağı elle düzeltmesini kaçırdı. Sarı - kırmızılı oyuncular pozisyona uzun süre itiraz ettiler. Mehmet Yılmaz maç sonrası, "Emin değilim. Ama elime çarpmış olabilir" açıklamasını yaptı.</div>İşin komik tarafı ise ne biliyor musunuz? Fenerbahçe'nin nasıl bu puanda olduğunu bilmezmiş gibi hava atan zavallılar. Aslında Süper Lig başladığından beri hakkı yenen sadece Galatasaray değil. Şu an üçüncülük için oynayan takımların da hakkı yenmiş oluyor. Fenerbahçe'nin hakkıyla almadığı puanları silersek Beşiktaş, Trabzonspor ve Kayserispor'un ikincilik şansları devam ediyor olurdu...<br /><br />Bu arada, Ahmet Çakar da Serdar Tatlı'ya <a href="http://www.sabah.com.tr/2006/03/26/yaz1301-80-130.html" target="_blank">yüklenmiş</a>.<div class="alinti">Gelelim hakem Serdar Tatlı'ya... İddia ediyorum hakemliği bitmiş. Orta sahada her kararı doğru, ama ceza alanlarındaki tüm ihlallerde Allah'a emanet. Bırakın koşmayı ayakta duracak hali yok. Uzak kalıyor ve hiçbir şey göremiyor. Mehmet Yılmaz eliyle düzeltti, golü attı "Devam" dedi. Maç sonlarına doğru Ayhan topu tehlikeli bir biçimde aldı, doğru kararı görerek değil, hissederek verdi. Ve en önemlisi Denizlispor'un attığı golde ofsayt kararı yanlıştı. Pozisyonu Song bozmuştu ve verilmesi gereken karar gol olmalıydı. Ama dedik ya, Serdar Tatlı'nın artık yürüyecek hali bile yok.</div>Fenerbahçeliler, "Denizlispor'un golünü saymamışlar" diye hemen atlamayın. Çünkü Galatasaray'ın hem golü sayılmadı, hem de gollük bazı atakları yanlış ofsayt bayraklarıyla (hoş, Hakan Şükür golü atar mıydı bilmiyorum ama) geçen maçta olduğu gibi yine kesildi. Dahası, hakem, Denizlispor oyuncularına göstermesi gereken bazı kartları da göstermedi... Ahmet Çakar'ın Galatasaray'ın sayılmayan golü hakkında yazdıklarından sonra Bülent Yavuz'un <a href="http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=33804,10,38" target="_blank">yazısını</a> da okuyun...<div class="alinti">Denizlili Mehmet Yılmaz kontrolüne alıp sürerken topu göğüs hizasında sola doğru çektiği anda sol elini kullanarak, yani elle oynayarak topu önüne aldı ve Denizlispor'u 46,20'de 1-0 öne geçirdi. Hakem Tatlı golü vermişti. Galatasaraylı futbolcuların itirazları beyhudeydi. Santra yapıldıktan sonra ise Serdar Tatlı birinci devreyi bitirdi. Burada gözden kaçan önemli bir husus var. Gol 46,20'de yapılmıştı ancak dördüncü hakem Yılnur Önen uzatma devresi kaldırmamıştı.</div><div class="alinti">Denizlispor'un Oliveira ile kazandığı gol yardımcı hakem Muhittin Gürses tarafından iptal edildi. Oysa pozisyonda ofsayt yoktu. Top ayaktan çıktığı anda savunma ve forvet oyuncuları aynı hizadaydı. Keza 90. dakikada Hakan Şükür'ün çok net bir pozisyonu yardımcı hakem Baki Tuncay Akkın tarafından ofsayt diye kesildi. Oysa bu pozisyonda da ofsayt yoktu.</div><div class="alinti">Yardımcı hakemlerin ikisi de önemli hatalar yaptılar. Ayhan'ın kaleci Souleymanou'dan söküp attığı golde de bir şey göremedim. Yardımcı hakemin ısrarla bayrak kaldırıp golü iptal ettirmesi de işin cabasıydı. Serdar Tatlı son haftalarda yardımcı hakem kurbanı oluyor. O zaman MHK'nın yardımcı hakem tayininde biraz daha dikkatli olması gerekiyor.</div><div class="alinti2">Serdar Tatlı'ya da bir eleştiri yapmadan yazımı bitirmek istemiyorum. Kayseri'de elle kesti diye ikinci sarıdan oyuncuyu atıyorsun. Peki Denizlili Yusuf gollük bir avantajı elle kesiyor da ona niye göstermiyorsun? Ve iki dakika sonra Yusuf'a sarı kart gösteriyorsun. Bu ikinci sarı kartı olmayacak mıydı?</div>ZIKZAKhttp://www.blogger.com/profile/13952285867033107099noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-1143386673442184812006-03-26T18:20:00.000+03:002006-03-26T18:24:33.443+03:00Lüleburgazspor tur atlamışLüleburgazspor, Düzcespor'u yenerek tur atlamış. İnşallah devamı gelir...<div class="alinti2">Lüleburgazspor, Türkiye 3. Ligi'ne terfi maçında Düzcespor'u 4-3 yenerek tur atladı... Lüleburgazspor'un Futbol Şube Sorumlusu İlkay Karataş, Bursa'da Merinos Sahası'nda oynanan karşılaşmanın normal süresinin 0-0 berabere bitmesi üzerine maçın uzatıldığını bildirdi. Uzatmada da eşitlik bozulmayınca penaltı atışları yapıldığını ifade eden Karataş, penaltılar sonrası Lüleburgazspor'un rakibini 4-3 mağlup ederek tur atladığını söyledi. Terfi maçında güçlü bir rakiple mücadele ettiklerini ve futbolcuların rakipleri karşısında iyi bir futbol sergilediğini anlatan Karataş, bu sezon 3. Lig hasretlerinin biteceğini belirtti.</div>ZIKZAKhttp://www.blogger.com/profile/13952285867033107099noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-1143386412669936462006-03-26T17:57:00.000+03:002006-03-26T18:20:12.756+03:00Galatasaray'ın duayenleriGalatasaray seçimlerinde hep bir "duayenler" muhabbetidir gider. Her ne kadar duayenleri ciddiye alan olmasa da "duayenler şunu destekliyor" benzeri haberler gazetelerde çokça çıkar. Bırakın duayenlerin açıklamalarını, Şişli Belediye Başkanı ve (listede bile yokken) Adnan Polat'ın basın toplantısıyla "biz falancayı destekliyoruz" diye konuşması da anlamsız. Ne yani, siz destekliyorsun diye biz de mi destekleyeceğiz sizin istediğin kişiyi?.. Adamlara yaşından veya kulüpteki geçmiş konumlarından dolayı saygı göstermek başka şey, onları efendimizmiş gibi görmek başka şey...<br /><br />Fatih Altaylı Sabah gazetesinde Galatasaray'daki "büyükler" sorununa <a href="http://www.sabah.com.tr/2006/03/26/yaz1437-40-116.html" target="_blank">değinmiş</a>...<div class="alinti">Galatasaray seçimlerinden önce gazetelerde sürekli olarak "Galatasaray'ın büyükleri şunu işaret etti, Galatasaray'ın duayenleri bunu işaret etti" gibisinden haberler yer aldı. Galatasaray'da Galatasaray'dan büyük kimse yok. Kendilerini "büyük" zannedenler bunun farkında değil. Galatasaray'ın "büyüklerinin" bugüne kadar Galatasaray Spor Kulübü için ne yaptıklarını hep merak etmişimdir. Pozitif bir şeyler mi yaptılar, yoksa kendi hesaplaşmalarını, kendi dostluk ve düşmanlıklarını Galatasaray platformuna taşıyıp Galatasaray'ı kendilerine alet mi ettiler! Acaba kaçı veya hangisi Galatasaray'ı tribündeki taraftar kadar "beklentisiz" ve "safiyane" hislerle sevdi. Galatasaray'ın büyüklerine saygımız sonsuz. Ama Galatasaray'a yük değil, gerçekten büyük oldukları sürece...</div>Bu arada dün, Özhan Canaydın yine başkanlığa seçildi. Kendisinden hiç memnun olmasam da tebrik ediyorum...ZIKZAKhttp://www.blogger.com/profile/13952285867033107099noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-1143388700605211442006-03-26T17:46:00.000+03:002006-03-26T18:59:27.316+03:00Eski stadyum parça parça satılıyorArsenal'in, yeni stadyumuna geçmeye hazırlandığı biliniyor. Hürriyet Pazar'da bu konu hakkında bir <a href="http://www.hurriyet.com.tr/pazar/4146036.asp?m=1&gid=69" target="_blank">yazı yazılmış</a>... Bakalım Ali Sami Yen için de yazıda anlatılanlara benzer etkinlikler yapılacak mı?..<div class="alinti2">İngiltere’nin en köklü futbol kulüplerinden Arsenal için 2006 önemli bir yıl. Londra takımı gelecek ağustosta 92 yıllık Highbury Stadyumu’nu bırakıp 60 bin kişilik yeni Emirates Stadyumu’na taşınacak. Ancak, kulüp emektar Highbury’yi de kolayca gözden çıkarmaya niyetli değil. Bugüne kadar 13 lig şampiyonluğu görmüş bu efsane stadyuma yaz aylarına kadar sürecek bir dizi etkinlikle veda ediyorlar.</div>ZIKZAKhttp://www.blogger.com/profile/13952285867033107099noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-1143298381714377032006-03-25T16:23:00.000+02:002006-03-25T22:04:32.216+02:00Tuncay bir hindiymişRakip takımların taraftarları Tuncay Şanlı'ya "Şeker kız Tuncay" ve "TunGay" benzeri lakaplar takıyor. Ama şu son maçta anladık ki Tuncay insan değilmiş, yenildikleri bir maçta daha kimin kime bindiğini anlayamayan (kendi ifadelerinden çıkan sonuç) bir hayvanmış. Biliyorsunuz, Fenerbahçe'nin milli futbolcusu Tuncay Şanlı, Galatasaray-Fenerbahçe maçından sonra Galatasaray ve Beşiktaş camialarına hakaret etti...<div class="alinti">Tuncay Şanlı: Bir baba hindi<br />Fener taraftarları: Hey Allah<br />Tuncay Şanlı: Cim Bom'a bindi<br />Fener taraftarları: Hey Allah<br />Tuncay Şanlı: Cim Bom'dan indi, Kartal'a bindi...</div>Şimdi kendisi Disiplin Kurulu'na <a href="http://www.milliyet.com.tr/2006/03/25/son/sonspo15.asp" target="_blank">sevk edilmiş</a> bulunuyor. Bakalım Galatasaraylı futbolculara verilen cezalara benzer bir ceza verilebilecek mi?..<br /><br />Bu arada Radikal gazetesinden Feridun Düzağaç'ın <a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=182350" target="_blank">bu konu hakkında yazdıklarını</a> da okuyun. Kendisi iki hafta önce Tuncay'ı <a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=180986" target="_blank">yere göğe sığdıramıyordu</a>... Bugünkü yazısında yanıldığını kabul etmesi güzel bir davranış...<div class="alinti">An itibarıyla pek değerli ve 'adaletli' medyamızın, futbolun ahlak masası Aziz Yıldırım'ın, sahaya atılan şişelerden dolayı federasyonu GS'nin sahasının kapatılması için ihbar etmekle ağlaşan yöneticilerin, 'sağduyulu' İhsan Topaloğlu'nun FB TV'sinin, işin ilginç yanı nedense anti-Fener sevdasına düşmüş Lig TV'nin bile görmezden geldiği ya da belki daha kötüsü makul ve 'normal' saydıkları bir olay: Milli Takım'ın yıldızı bir futbol 'değer'inin asırlık çınarlar Beşiktaş ve Galatasaray'a açıkça adice ahlaksızca küfür ettiği, buram buram popülist, akla zarar, anlama ve ahlaka eziyet amigoluk şovu. Elimi vicdanıma koyarak söylüyorum ki İsviçre-Türkiye maç bitiş düdüğünü takip eden iki dakikalık cinnet anında ya da yıllar önce Paskal Nuuma'nın gol sevincini 'kendisiyle' paylaştığını gördüğüm anda hissettiğim utanma duygusuyla eşdeğerdir.</div><div class="alinti">Kendisi artık bir ahlak suçlusu olarak T.Ş. (24) olarak anılacaktır da, peki ne değişecektir? Kocaman bir hiç. Milli Takım'da oynamaya, bahisçi Gökdeniz ile paslaşmaya gollere ve 'zaferlere' imza atmaya devam edecek.</div><div class="alinti">Belki âdet edindiği üzere kuru bir özür dileyecek ya da özüre zorlanacak. Babalar pırıl pırıl çocuklarına T.Ş. formaları almaya devam edecek. Çocuklar ona özenecek; ona öykünerek onun gibi olmak isteyecekler ve korkarım O'nun gibi, O'nun kadar ve o denli olacaklar. Söz konusu olay bendenizi ayrıca sendeletmiştir. İki hafta önceki 'Beşiktaşlı ve Tuncay Şanlı' yazımdan ötürü tüm okurlarımdan okumazlarımdan Radikal gazetesinin otuzaltı santimetrekaresinden, kalbimden, iyi niyetimden, saflığım hatta aptallığımdan, Hasan Şaş'tan baştan sona her güzel futbolseverden alfabetik sırayla özür dilerim. Nihat Özdemir kendi ifadesiyle 'Nefesini tutmuş GS'ye ne ceza verileceğini merakla bekliyor' ya ben de aynı iştahla merak ediyorum. Ne Fener yönetimi ve başkanı, ne federasyon disiplin komitesi, ne medyadan bir beklentim var. Sadece üç değerli Fenerli'nin duygularını merak ediyorum; şeytan Rıdvan, Hasan Ali Atasoy ve Hiko.</div><div class="alinti2">Artiz Kupası şimdiden T.Ş.'nin; Fortiz Kupası kimin olur bilmem, kupaların ve 'yıldız'ların değer kaybı ortada. Mazisinde Lefter ve bir dolu efsanesi, medyasında İslam Çupi gibi ölümsüz bir duayeni varolan, savaş yıllarındaki moral katkılarıyla Beşiktaşlı Atatürk'ün sempatisini kazanmış, yüzüncü onur yılına hazırlanan büyük Fenerbahçe camiası fakirin ekmeğine umut sürer diyelim ve annelerden dileyelim; bugün doğan hiçbir çocuğa Tuncay adı konmasın. Çünkü Tuncay bir hindiymiş.</div>ZIKZAKhttp://www.blogger.com/profile/13952285867033107099noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-1143295837805257372006-03-25T15:56:00.000+02:002006-03-25T16:12:57.690+02:00Saha kapatma cezası verilemezEvet, Galatasaray'a saha kapatma cezası verilemez. Geçen sene Kadıköy'de oynanan Fenerbahçe-Galatasaray maçı düşünülürse bu tip bir ceza verilmemesi gerekir. 22 Mayıs 2005'te oynanan Süper Lig maçınında yaşananları hatırlayalım...<br /><br />Milliyet gazetesinden "<a href="http://www.milliyet.com.tr/2005/05/23/spor/aspo.html" target="_blank">günün ayıbı</a>" başlıklı bir haber...<div class="alinti">Saraçoğlu standartları bozuldu...<br />Kadıköy'de hiç küfür edilmiyor iddiası, biraz fazla iddialıydı. Dünya'nın hangi stadında böyle bir temizlik sağlanabilmiş ki! Hatta böyle birşey sağlanabilir miydi ya da sağlanmalı mıydı? Bunlar da tartışma konusu. Ama şu kesinlikle söylenebilir, sezon başından bu yana mümkün olabilecek dil hijyeni sadece bu statta vardı. Bu konuda yurt çapında bir planlama yapacak olanlara bir standart sunulmuştu: Küfürde Kadıköy standartları. Dün bu standart bozuldu.<br />Maçtan önce Özhan Canaydın'a edilen küfürlerle. Hatta bir ara DJ marifetiyle üzerine küfürlü güfteler bezenmiş bildik şarkıların çalınıp, ilgili yerlerde ses kısılmasıyla. Ve tabii küfür, şiddetin ilk adımıdır. Çünkü ardından tünele giren Galatasaraylılar'a şişelerin yağması geldi. Önemli yol almış Fenerbahçe tribünleri en başa döndü.</div>Milliyet gazetesinden başka bir <a href="http://www.milliyet.com.tr/2005/05/22/son/sonspo14.html" target="_blank">haber</a>... Başlığı ise çok ilginç: "Galatasaraylı futbolcular pet şişe yağmuruna tutuldu"...<div class="alinti">Galatasaraylı futbolcular, Fenerbahçe maçı öncesi ısınmak için sahaya çıkarken adeta pet şişe yağmuruna tutuldu....<br />Maçın başlamasından 45 dakika önce sahaya çıkan sarı-kırmızılı futbolculara maraton tribününden çok sayıda su dolu pet şişe atıldı. Sarı-kırmızılı futbolcular, soyunma odası tünelinden çıkışta koşarak sahaya girerken, çevik kuvvet ekipleri tünel çıkışında kalkanlarıyla futbolcuları yabancı maddelerden korumaya çalıştı. Isınmasını tamamlayan Galatasaraylı futbolcular soyunma odalarına giderken de büyük zorluklarla karşılaşarak, yine pet şişe yağmuruna tutuldu. Tünel girişine gelen futbolcular, tek tek polis kalkanlarının altına koşarak soyunma odasına gidebildi.</div><div class="alinti"> Futbolcularıyla birlikte sahaya çıkan Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Ergun Gürsoy’a Fenerbahçeli taraftarlar büyük tepki gösterdi. Gürsoy’a tribünlerden yabancı maddeler atılırken, güvenlik güçleri Galatasaraylı yöneticiyi kalkanlarıyla koruma altına aldı. Ancak Gürsoy koruma istemeyince, numaralı tribüne dek özel güvenlik birimlerinin kontrolünde gelirken, bu kez tribünlerden küfür edilmeye başlandı. Numaralı tribün önüne geldiğinde yine yabancı maddeler atılmaya başlayınca Gürsoy, protokol tribününe çıkamadı. Bir süre saha içinde bekleyen Galatasaraylı yöneticiyi polisler yeniden koruma altına alarak tribüne çıkardı.</div>Yaşananların fotoğraflarını da verelim: <a href="http://www.webaslan.com/i/glr/050522fc8b/sl1033.jpg" target="_blank">Fotoğraf 1</a>, <a href="http://www.webaslan.com/i/glr/050522fc8b/sl1034.jpg" target="_blank">fotoğraf 2</a>, <a href="http://www.webaslan.com/i/glr/050522fc8b/sl1035.jpg" target="_blank">fotoğraf 3</a>, <a href="http://www.webaslan.com/i/glr/050522fc8b/sl1055.jpg" target="_blank">fotoğraf 4</a>...<br /><br />Bu <a href="http://img215.imageshack.us/img215/4407/hasansas2mz.jpg" target="_blank">fotoğraf</a> da bu sene Kadıköy'de yaşananları hatırlamanız için...ZIKZAKhttp://www.blogger.com/profile/13952285867033107099noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-1143294768994380792006-03-25T15:44:00.000+02:002006-03-25T16:18:01.463+02:00Bir baba hindi kime binecek acaba ?İnternetspor.com'da yazan Necati Şatana'nın <a href="http://www.internetspor.com/v3/yazar.php?yaziID=1598" target="_blank">yazısı</a>... Adalet isteyen yüzsüzler için yazmış. Güzel de olmuş...<div class="alinti">Bunun ötesinde Fenerbahçe’nin konuşurken kaşı, gözü oynayan sempatik As Başkanı Nihat Özdemir, tribünlerden atılan yabancı cisimleri birer “Patriot” olarak değerlendirmiş ve neredeyse takımını sahadan çekeceğini söylemiş ve bir de eklemiş; Adalet istiyoruz!... Adalet isteyene de bir bakın hele!... Bu ülkede adaletin uygulanması halinde en çok zararlı çıkacak olanlar “Adalet” istiyorlar. Evet biz de adalet istiyoruz. Verin Galatasaray’a bir maç saha kapatması.<br />Ardından hakaret nedeniyle 3 maç ceza alan ve cezası bir anda affedilen ve ardından zorlu deplasmanda takımını attığı gollerle sırtlayan Semih’in durumu tekrar görüşülsün.<br />Elle atılan, elle kesilen toplam 5 maç yeniden değerlendirilsin.<br />Rakiplerinin ayağına bastğı için, soyunma odalarında kapılara tekme attığı için cezalandırılan, özel maçlarda hakemler tarafından 3’er maç cezalandırılan Galatasaraylı oyuncuları bir hatırlayalım ve; derbinin ardından tribünlere giderek, “Baba Hindiyi Cimbom ve Kartala” bindirenlere de ceza verelim. <br />Tuncay’ın “Terbiyesizliği”, büyük camialara küfür etmesi ve bunun için de bini aşkın taraftarını örgütlemesine de ceza verelim.<br />Eğer bu ülkede bunları yapabilecek bir federasyon varsa, Galatasaray’ın sahasını da kapatın...</div><div class="alinti2">Yönetim eliyle yaptırılan organize küfre ceza veremeyen, futbolcusu tribünlerde rezalet çıkaran bir takıma ceza veremeyen PFDK Galatasaray’a ceza vererek şampiyonluk yolunda “Haksız rekabet” yaratmaya devam edecekse etsin.. Kısacası PFDK'nin vereceği cezaların ardından Tuncay'ın elindeki "Bir Baba Hindi"nin kime bindiğini göreceğiz. Duydunuz mu Sayın Profesyonel Disiplin Kurulu Üyeleri?..</div>ZIKZAKhttp://www.blogger.com/profile/13952285867033107099noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-1143136916696975542006-03-23T20:01:00.000+02:002006-03-23T20:01:56.706+02:00Özhan CanaydınGalatasaray Başkanı Özhan Canaydın televizyon programlarına konuk olup sanki bilinmeyen biriymiş gibi kendisini tanıtıyor ve utanmadan Galatasaray taraftarının Galatasaray içindeki bazı gruplar tarafından (taraftar aptaldır ya) kendisine karşı kışkırtıldığını söylüyor... Ama nedendir bilinmez, başkanlık yaptığı dönemin Galatasaray tarihinin en rezil dönemlerinden biri olduğunu görmek istemiyor...<br><br>Taraftarlar Canaydın'ın Galatasaray'ın haklarını yeteri kadar savunamadığını, gelecekte de durumun değişmeyeceğini düşünüyor. Taraftarın ve üyelerin, on senede yedi şampiyonluk, Avrupa kupalarında final ve dünya çapında yıldızlar gibi masalları artık yutacağını sanmıyorum. Üç yıldız diye Frank de Boer, Ümit Davala ve Fatih Terim'i transfer ettiğini, elindeki yıldız adayını da kaçırdığını daha unutmadık... Ayrıca şu da var... Başkan, televizyonlara çıkıp (anti-demokratik bir uygulama olan) tek listeyle seçime girilmesi gerektiğini söylüyor... Adamlar oturup kendi çıkarları doğrultusunda anlaşacak, oy veren bazı enayiler de seçim yapma gibi bir şansları olmadığı için bunu oylarıyla onaylayacak... Ne güzel, değil mi?..<br><br>Gerçi muhalefet eden herkes boş yere konuşuyor. Büyük ihtimalle seçilen yine Özhan Canaydın olacak ve Fenerbahçeliler bu duruma bayılacak...ZIKZAKhttp://www.blogger.com/profile/13952285867033107099noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-1142866148807541212006-03-20T16:48:00.000+02:002006-03-20T16:49:08.810+02:00Yabancı oyuncu sınırlamasıSabah gazetesindeki bir habere göre futbolda yabancı futbolcu sınırlaması sorunu tarihe karışıyormuş. 18 kişilik maç kadrosunda ikisi alt yapıdan olmak üzere en az 7 Türk vatandaşı futbolcu bulunması yeterli olacakmış. İsteyen takımlar da sahaya 11 yabancı oyuncuyla çıkabilecekmiş... Ayrıntıları <a href="http://www.sabah.com.tr/2006/03/19/spo103.html" target="_blank">şu sayfadan</a> okuyabilirsiniz...<br><br>Takımların istedikleri sayıda yabancı oyuncuyla sözleşme imzalayabilmesi ve bunlardan sadece altısının maçlarda oynatılması bence yeterli olabilirdi. Böylece takımlar, ihtiyaç duydukları bir yabancı oyuncuyu alırken elindeki bazı yabancı oyuncuların sözleşmelerini feshetmek zorunda kalmazlardı. Avrupa'daki başarının yabancı oyunculardan geçtiğini düşünen takımlar da rahatlamış olurdu... Bunun yanında (birçok ülkede olduğu gibi) belli bir süre aynı takımda oynayan yabancı futbolculara Türk vatandaşlığı veya Türk statüsünde oynayabilme hakkı da verilebilirdi... Henüz kesinleşmiş bir karar olmadığı için fazla bir şey yazmaya gerek yok ama sınırlamanın tamamen kaldırılması iyi bir uygulama değil. Avrupa Birliği ülkeleri örnek gösteriliyor ama oralardaki oyuncular serbest dolaşım hakkı sayesinde istediği ülkede futbol oynayabiliyor. Bizimkilerin ise böyle bir şansı yok...ZIKZAKhttp://www.blogger.com/profile/13952285867033107099noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-1142866302925966362006-03-19T16:51:00.000+02:002006-03-20T16:52:06.306+02:00Anında tekrar uygulamasıMilliyet'in internet sitesinde basketbolda uygulanmaya başlanan "instant replay" (anında tekrar) uygulaması <a href="http://sondakika.milliyet.com.tr/2006/03/12/son/sonspo03.asp" target="_blank">anlatılıyordu</a>. Daha önce ben de başka bir spor dalında gördüğüm bu uygulamanın futbolda da uygulanabileceğini <a href="http://zikzak.blogspot.com/2003/11/geenlerde-tv5de-canl-yaynda-fransa.html" target="_blank">belirtmiştim</a>. Umarım basketboldan sonra sıra futbola da gelir. Her ne kadar bu uygulama bazı <a href="http://www.fenerbahce.org" target="_blank">takımların</a> işine <a href="http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=sporkategori&tarih=07.02.2006&Newsid=70447&Categoryid=15" target="_blank">gelmeyecek</a> olsa da...ZIKZAKhttp://www.blogger.com/profile/13952285867033107099noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-1143138405525449342006-03-16T20:22:00.000+02:002006-03-23T20:27:05.883+02:00Hıncal Uluç'tan Rıdvan Dilmen yorumuSon zamanlarda Rıdvan Dilmen'in objektif yorumculuk adı altında sinsi sinsi yaptığı taraflı yorumlar birçoğumuzun dikkatini çekiyor... Konu, Hıncal Uluç'un <a href="http://www.sabah.com.tr/2006/03/16/yaz02-10-115.html" target="_blank">dikkatini de çekmiş</a>...<div class="alinti2">Rıdvan'ın dünya çapında bir TV yorumcusu olduğunu ilk ben yazdım ve söyledim. Kendisi ile de konuştum.. "Teknik direktörlük hayallerini bir yana bırak, bu müthiş yeteneğinin üzerine git" diye.. Digiturk'le arası bozulunca, gönüllü arabulucu oldum..<br />Bir süre sonra da uyardım.. "Rıdvan, Fener maçları dışında harikasın.. Ama bu maçlarda tepki çekiyorsun. Çünkü tarafsız olamıyorsun.. Çünkü Fener'i ve Fener aleyhindeki pozisyonları konuşmak içinden gelmiyor.. Bu da dikkat çekmeye başladı" diye..<br />Rıdvan kendini toparlayacağına, daha da derin bir fanatizm içine düştü.. İşin kötüsü, Digiturk de F.Bahçe TV ile yarışır hale geldi.. Bakın şimdi Fener-G.Saray maçı başlıyor.. İki yorumcu var ekranda.. Biri Fenerli Rıdvan, öteki G.Saraylı Hakan.. Ve maç boyu sadece Rıdvan yorum yapıyor ve nalıncı keserini hep Fener'e yontuyor.. Hakan süs..<br />Alex'in iptal edilen golünde top ağlara değmeden nerdeyse kesip atıyor. "Net gol!" Ama Fenerlilerin kasıtlı tekmelerinde "Sarı kart olabilir miydi acaba" dediği bile yok. Maçı sarı-lacivert gözlüklerle okuyup anlatıyor.<br />İnanın bir başka kanalda sadece tribün sesi ile maç olsa, ona döneceğiz. Sonunda Rıdvan'ın yorumlarını duymamak için sesi kıstık..<br />Rıdvan'a da, Digiturk'e de dost uyarısı. Fanatizmi bırakın. Bu ülkede TV seyircisi Fenerlilerden ibaret değil. Yakışmıyor. Puan kaybediyorsunuz! Güven kaybediyorsunuz.<br />Hepsinden önemlisi saygınlığınızı yitiriyorsunuz!</div>ZIKZAKhttp://www.blogger.com/profile/13952285867033107099noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-1143138904734470162006-03-02T20:30:00.000+02:002006-03-23T20:35:48.553+02:00Aziz (!) Başkan!..Çıkıklık yaptığı için küfür yiyen ama niye küfür yediğini anlayamayan Fenerbahçe Spor Kulübü başkanının açıklamalarını dinledik ve güldük... Hıncal Uluç'un konu hakkındaki <a href="http://www.sabah.com.tr/2006/03/09/yaz02-10-123.html" target="_blank">görüşlerine</a> katılıyoruz...<div class="alinti2">Takke düştü, kel fena halde göründü..<br />Organizasyonu için 4500 kişi gerektiren bir tribün eyleminden Fenerbahçe Başkanının haberi yokmuş.. Hiç sıkılmadı bu açıklamayı yaparken.. Oysa daha iki gün evvel bas bas bağırmıştı...<br />"Bakın ben tribünlerime hâkim oluyorum. Ama Beşiktaş ve Galatasaray yöneticileri küfürü teşvik ediyorlar. Adlarını biliyorum, açıklarım.."<br />Beşiktaş ve Galatasaray tribünlerinde olup bitenin içyüzünü bileceksin, ama Beşiktaş camiasına, hem de durup dururken, statta tek Beşiktaş seyircisi, sahada daha Beşiktaş takımı yokken, yani hiçbir tahrik sebebi mevcut değilken, "Köpekler" demek için bir hafta önceden hazırlık, maç günü özel düzenleme ve olay anında tamamen yönetim kontrolündeki anons sisteminin kullanılmasını gerektiren bir dev organizasyondan haberin olmayacak!.. Hadi canım sen de!..<br />"Sen bu kadar gaflet ve dalalet içindeysen, Fener tribünlerini nasıl kontrol ediyorsun" demezler adama?..<br />"Burnunun dibinde bir ordu insanın bir hafta süren hazırlığından haberin olmuyor da, öbür kulüplerde uçan kuşu nerden biliyorsun" demezler mi?.<br />Hadi safız ya, inandık ya, haberi gerçekten yok ya.. Senin stadında 4500 kişi, senin anons cihazından verilen emirle Beşiktaş Camiasına "Köpek" diyorsa, en azından "Beşiktaş camiasından özür dilerim" demen gerekmez mi, yürekten sportmen, yürekten fair playci isen?..<br />Ve de eklemen gerekmez mi, "Bu rezilliği organize edenler hakkında araştırma başlattım. Hepsini ortaya çıkarıp teşhir edeceğim ve Fenerbahçe kulübünden de, stadımızdan da atacağım" diyemez misin?.<br />" İTaat et" mozayık yazısı, Aziz Yıldırım kimliğinde, Rüştü'nün dövülmesi, Mustafa Denizli'ye ve bazı meslekdaşlarıma saldırılmasından bu yana, zerre değişiklik olmadığının göstergesidir..</div>ZIKZAKhttp://www.blogger.com/profile/13952285867033107099noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-1142957319742257492005-12-28T18:08:00.000+02:002006-03-21T18:08:39.743+02:00Trakya futboluBir sene önce Trakya futbolunun içler acısı halinden biraz <a href="http://zikzak.blogspot.com/2004/12/ne-olacak-bu-trakya-takmlarnn-hali.html" target="_blank">bahsetmiştim</a>... Sonunda birileri Türkiye'nin sadece Doğu'dan ibaret olmadığını anlamış ve Fanatik gazetesinde Trakya takımlarının durumunu anlatan iki bölümlük bir <a href="http://www.e-kolay.net/fanatik/FutbolHaber.asp?PID=263&HID=4&HaberID=345490" target="_blank">yazı dizisi</a> hazırlamış. Dizinin ilk bölümünde <a href="http://www.e-kolay.net/fanatik/FutbolHaber.asp?PID=263&HID=3&HaberID=345489" target="_blank">Lüleburgazspor</a>, <a href="http://www.e-kolay.net/fanatik/FutbolHaber.asp?PID=263&HID=2&HaberID=345488" target="_blank">Çorluspor</a> ve <a href="http://www.e-kolay.net/fanatik/FutbolHaber.asp?PID=263&HID=9&HaberID=345487" target="_blank">Tekirdağspor</a>'a yer verilmiş. Yarın da Edirnespor ve Kırklarelispor'un durumu anlatılacakmış... Trakyalıların okamasını tavsiye ederim... Bu arada konu açılmışken, <a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=luleburgaz+mucizesi" target="_blank">Lüleburgazspor mucizesini</a> de hatırlayalım...ZIKZAKhttp://www.blogger.com/profile/13952285867033107099noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-1134300755511379392005-12-20T13:30:00.000+02:002006-03-20T17:05:05.430+02:00Atatürk Galatasaraylıymış<div class="alinti">Galatasaray Eğitim Vakfı Başkanı İnan Kıraç, Atatürk'ün Galatasaray Lisesi'ni ilk ziyaretini 2 Aralık 1930'da, ikincisini 1932'de, üçüncüsünü de 1933'te yaptığını anlattı. Atatürk'e "Hangi takımı tutuyorsun?" diye sorulduğunda "Benim mevkiimde olan kişilerin tek takımı vardır. O da milli takımdır" dediğini hatırlatan Kıraç şunları söyledi: "Atatürk'ün Galatasaray'a sempatisi muhakkak var. O kimine göre Fenerbahçeli, kimine göre Beşiktaşlı, ama biliyoruz ki Galatasaraylı. Atatürk, Tevfik Fikret'e olağanüstü bağlıydı. O Galatasaraylılar'a hep güvendi. Galatasaraylılar da O'nu hiç yarı yolda bırakmadı. Üçüncüsü de çok iyi Fransızca biliyor ve yazıyordu."</div>Atatürk Fransızca biliyormuş ve yazıyormuş. Bu da Galatasaraylı olduğunun kanıtlarından biriymiş!.. Tamam, kültür olarak belki Galatasaraylı diyebiliriz ama bunları ortaya atan insanların amacının farklı olduğunu düşünüyorum. "Üç büyükler" diye adlandırılan kulüpler eski başarılarından uzaklaşınca, hiçbir ispat değeri olmayan veriler öne sürerek Atatürk'e forma giydiriyor ve O'nun adını kullanmaya çalışıyorlar. Zaten futbolculara ödedikleri ücretleri yüzlerce kat düşük göstererek kaçırdıkları vergileri düşünürsek, amaçlarının sadece Atatürk'ün ismini kullanmak olduğunu rahatlıkla görebiliriz... Bu arada Atatürk'ün hangi takımı tuttuğunun ne önemi var gerçekten merak ediyorum. Atatürk'ün tuttuğu takım, sırf Atatürk tutuyor diye şampiyon mu yapılacak? Ya da taraftar sayısı mı artacak?.. Belki alakasız bir benzetme olacak ama eğer öyle olsaydı CHP'nin aldığı oyun da artması gerekmez miydi?..ZIKZAKhttp://www.blogger.com/profile/13952285867033107099noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-1134560142683195742005-12-14T13:33:00.000+02:002006-03-23T20:12:34.433+02:00Saşa İliç ?Şimdi Beşiktaş maçında iki gol attı, süper bir futbol ortaya koydu diye İliç takımda kalacakmış. Heinz ise gönderilecekmiş. Devre arasında da İnsua alınacakmış. Adama sormazlar mı İnsua gelince İliç nerede oynayacak? Sol bek? Ben Kazım Kanat medyasının yalancısıyım.nahnunoreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-1130253147102394462005-10-25T18:12:00.000+03:002006-03-23T20:15:00.876+02:00HallerNe olacak bu Beşiktaş'ın, Galatasaray'ın, Fenerbahçe'nin hali. Erman Toroğluna sormak lazım.Anakinnoreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-1127195450954893342005-09-20T08:46:00.000+03:002006-03-23T20:18:56.053+02:00BJK - FB maçıBJK - FB maçı yine her derbi gibi olaylıydı. Fenerli taraftarların içeriye BJK forması ile gireceği 2 saat önceden ihbar edilmiş, fakat yine de önlenememişti girişleri. BJK taraftarı tarafından Vali istifaya davet edilmişti.<br /><br />Maç aslında ilk yarı FB'nin antrenman yapmasıydı. Ki berbat bir antremandı bence. iki top bile çeviremeyen Beşiktaş'a iki tane, üç tane gol atamamışlardı. Daha sonra ilk yarı sonlarına doğru kendini toplamıştı BJK.<br /><br />İkinci yarıda iyi baskı kurdu BJK bir süreliğine. İyi de kurdu, ama Anelka ve Tuncay'ın hırsı karşısında penaltı düdüğü çaldı. Daha önceden parmak yemişliği bulunan Nobre tedirgindi ve gole çeviremedi. Hemen kısa bir süre sonra Kleberson'un 30 metreden attığı şutu Fenerlilerin sevincini kursağında bırakacaktı ki, Tuncay geldi.<br /><br />Rıza Çalımbay kredilerini birer birer tüketiyor olsa da, benim güvenim icabında tam.Anakinnoreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-1125488944788660102005-08-31T14:45:00.000+03:002005-08-31T14:49:04.793+03:00Alexin golu için çok güzel dendi , müthiş dendi. o gölün ne muhteşemliği var ki ? zamanında şifo mehmet en kral rövaşatasını atmıştı türkiye liglerinin. o zaman kimse bu kadar konuşmamıştı. şimdi de alex attı. asrın golü oldu. hemde yarım röveşata.<br /><br />alexin golu 10 ise , ibrahim toramanın golu 9dur arkadaş. kimse benim malım bozuk demez.Anakinnoreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-1125083835088572782005-08-26T22:05:00.000+03:002005-08-26T22:17:15.093+03:00tatmin edici değil aslında beşiktaşın oynadığı futbol bence. ne bileyim ilk yarı öyle berbat bir oyuna başlıyorlar öyle bir soğutuyorlar ki beni futboldan , daha sonra 2.yarıyı izleyesim gelmiyor. 2.yarıda döktürüyorlar bir şekilde.<br /><br />anladığım kadarıyla Rıza Çalımbay (çok severim atom karıncayı) önlemini ilk yarıda alamıyor. Yada maç kasetlerini iyi analiz edemiyor. çünkü ilk yarı ile ikinci yarı alakası olmayan 2 takım sahada oluyor. bir şekilde bir yanlışlık var bir yerde ama , tam emin değilim.<br /><br />ailton , gerçekten çok iyi golcü. bir futbolcuda olması gereken "bitirici" vuruşları gözü kapalı yapabiliyor 32 yaşındaki fırlama golcü. BJK taraftarının istediği zaten esmer ve sempatik golcü. Ailtonda oynadığı 3 maçta 3 gol atarak bunu gösterdi. Hareketleri zaten çok şahane apayrı bir kişiliği var , nouma gibi densiz olmadığını düşünüyorum. o yüzden çok iyi yer edinecek BJK tarihinde.<br /><br />Youla , 23 yaşında ve kesinlikle yaşını 28-29 gibi gösteriyor. gerçi kocaman adam olsa saçını o acaip renge boyatmaz herhalde. en azından ben şu yaşımda bile boyatmam. (youla duy sesimi kestir o saçlarını) hızlı ve akılsızca futbol oynuyor. buda güzel bir yetenek ;) belkide herkes onu suçlayacak bu sene , ama ailtonun önüne düşürdükleri topları görenler alkışlayacak. alkışlar youla ya.Anakinnoreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-6497630.post-1142955766376044992005-07-20T17:41:00.000+03:002006-03-21T17:43:41.806+02:00Şifreli yayınlarHazırlık maçlarını yayınlama hakkını şifreli yayın yapan bir kanala sattığı için Galatasaray yönetimine sinir oluyorum. Üç - beş kuruş fazla para kazanmak için buna değer mi, gerçekten merak ediyorum. Madem sizin için her şey para, o zaman Türkiye ve UEFA Kupası maçlarını da şifreli kanallara verin, tam olsun... Tribüne gelen taraftar sayısının artıp artmayacağını bilmiyorum ama şifreli yayın politikasıyla (sportif başarının da olmadığı düşünülürse) Galatasaray taraftarı sayısının artmayacağından emin olabilirsiniz. Zaten bir insan hiçbir maçını izlemediği bir takımı neden tutsun ki?.. Bu arada, bazı yazarlar, kulübün artık halka açık olması gerektiğini <a href="http://www.milliyet.com.tr/2005/07/19/spor/ydemirkol.html" target="_blank">yazıyor</a>. Kim ne diyebilir, haklılar... Şu yaşımda döneklik yapacak değilim ama çocukken, Galatasaray Spor Kulübü'nde, özellikle de yönetiminde, Galatasaray Lisesi'nden mezun olmuş olanların diğer üyelerden daha ayrıcalıklı bir konumda olduklarını bilseydim Galatasaray'ı asla tutmazdım...ZIKZAKhttp://www.blogger.com/profile/13952285867033107099noreply@blogger.com